26 Nisan 2016 Salı

Mustafa Ekerbiçer ile Röportaj

Lütfen bize kendinizden ve Mesleki geçmişinizden bahseder misiniz?

1988 Uludağ üniversitesi Otomotiv bölümünden mezun olduktan sonra, Otomotiv sektöründe Sac metal sekillendirme üretimi ana dalı altında Kalıpçılık ve Pres üretimi konusunda uzmanlaşarak değişik pozisyonlarda görev aldım.Su anda, Pres parçası üretimi yapan bir firmada Teknik Müdür olarak görev yapmaktayım.

Gecmişten günümüze Teknolojinin gelişmesi Otomotiv sektörü nasıl etkiledi?

Mu konuda sizin görüşleriniz nelerdir? öncelikle şunu belirtmeliyim,Otomotiv Endüstri süreci 1800 lü yılların başında içten yanmalı motorun kesfiyle ile birlikte ve Hen, Ford'un ilk seri üretim konsept modeliyle geniş kitlelerin kullanımının başlangıcı olmuştur. Bu başlangıçtan sonra artan tüketim talebi yeni üretim metotlarını geliştirilmesi ve yeni üreticilerin yaygınlaşmasını hızlandırmıştır. Hızla yükselen Arz-Talep eğrisi 20 yy da sektörde rekabeti de körüklemiş ve bu kapsamda ciddi teknolojik gelişmeler uygulamaya alınmıs. Günümüzde yogun rekabet koşullarında sektör kendi içindeki teknolojik gelişmelere diğer sektörlerden (uzay, havacılık, telekomünikasyon) yenilikleri de entegre ederek güncel teknolojilerin uygulandığı sektör olmuştur.

Sektörde Telmolojinin kullanımı ürün kalitesini nasıl etkiledi?

Kuşkusuz ürün kalitesi ciddi bir evrim geçirdi.Şu anekdot değişimi çok güzel ifade ediyor. Otomobil sanayinin ilk yıllarında bir araba yarışında 50 km hızla şampiyon olan bir yarışçıya duyguları sorulduğunda şu cevabı vermiş "insan vücudunun dayanabileceği en son hıza yükseldim,bilinmeyen alemi kesfe gitmeyi düşündüm".Günümüzde 50 km hız bizim için ne anlama geliyor düşünün,
Tabi ki günümüze sektörün tedarik zinciri içerinde bir üyesi olarak, bizler daha çok üretim proseslerimizi verimli kullanmak için teknolojiyi yakından takip ederek, doğru zamanda doğru yatırımlarla gerekli yenilikleri yapmak durumundayız.

Gelişen Telmoloji sektörde is gücünü nasıl etkilemektedir, istihdam ve nitelik olarak? 

1980 li yıllarda sektörde artan rekabet beraberinde kaliteli ve daha fazla güvenlik ve konfor donanımlı ancak ucuz ,maliyetli ve ekonomik araçların üretilmesi süreci başladı .Bunu sağlamanın gerekliliği de yeni geliştirten üretim tekniklerinin uygulanması yanı sıra arge ve teknolojik yatırımların uygulamaya alınmasıyla mümkün olmuştur.ancak bahsi geçen uygulamalar nitelikli iş gücü gerektirnıiştir. Neredeyse tüm sektörde gelişen standartlarla birlikte topyekun bir eğitim programı başlamış olup günümüzde devam etmektedir.Gelişen pazar nedeniyle teknolojik yatırımlara rağmen istihdam azalmamış ancak istihdam edilecek iş gücünde beklenen nitelik servisi arttığından ,nitelikli personel temini zorlaşmıştır.

Gelişen teknoloji sizi sosyal mecrada bulunma zorunluluğuna itti mi? 

Günümüzdeki en etkin bilgilendirme ve bilgi edinme kanalı olan internet medyası sektörde yoğun bir şekilde kullanılmaktadır. Ancak bu durumu ben zorunluluk olarak değil fırsat ve gereklilik olarak görmekteyim.

Teknolojinin alt dallarını gelişme oranlarına göre bir sıralamaya sokarsak otomotiv bu sırada kaçıncı olur? 

Bu sorunuza elimde veri olmadığı için net cevap veremiyorum. Ancak tahminim söyledir:
-Uzay-Havacılık
-Sağlık-Medikal
-Bilişim
-Otomotiv

50 yıl sonrasında otomotiv sektörünü nerede görüyorsunuz?

Gelecekte üretilecek araçlarda; gövde de metal malzeme kullanımını çok azalacak ,metalin yerini kompozit malzemeler alacak. Bildiğimiz fosil yakıtlı motorlar tarih olacak.
Elektrikli motorlar şu anki bildiğimizden çok daha kompak ve verimli olacaklar,akıllı yazılımlar ile desteklenerek tüm hareketleri kolayca kontrol altında tutulacak.Şu anda var olan direksiyon ,vites ,debriyaj ,fren aksamları olmayacak. Bu değişiklikler şu anlama geliyor, var olan tüm üretim metotları değişecek . Bu nedenle bizim çok çalışmamız gerekiyor.


Röportaj: Bekircan Ekerbiçer

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder