26 Nisan 2016 Salı

Hiç Bitmeyen Şarj Ömrü: Nanopiller

Bilim çok çabuk tükenen akıllı cihaz şarjlarına karşı bir çözüm bulmuş durumda. Nanopiller sayesinde şarjım bitti kelimesi yakın zamanda tarih olabilir.





Akıllı ürünlerin hayatımızda meydana getirdiği değişiklikler yadsınamaz. İnsanların sosyal hayatta uyguladıkları pek çok şeyde ana rolü oynayan akıllı cihazlar, tabi ki sadece olumlu özellikler barındırmıyor.

Radyasyon, bağımlılık derecesinde kullanım, toplum içerisinde meta haline gelerek yalnızlaşma vb. olguların yanı sıra, kullanıcılar akıllı cihazların en çok pil ömründen dert yanıyorlar.

Tamamen doldurduktan kısa bir müddet sonra, hiçbir aktivitede bulunulmamasına rağmen çok çabuk tükenen cihaz şarjlarına bilim dünyasıbir çözüm bulmuş durumda.




Nanoteknolojinin hayatımızda var olma sürecini anımsarsınız. İlk kez yılında ünlü fizikçi Richard Feynman tarafından ortaya atıldıktan sonra,1974 yılında Norio Taniguchi tarafından kelime haline getirilmiştir.

Daha sonraki süreçte değişen teknoloji beraberinde gelişim gösterennanoteknoloji, günümüzde pek çok endüstriyel üründe kullanılmaya devam ediyor.

California Irvine University araştırmacıları, mevcut lityum-iyon pillerindendaha uzun bir pil ömrü sağlayacak nano pil teknolojileri konusunda çalışmalarını sürdürüyorlar.

Yalnızca şarj ömrü ile sınırlı kalmaksızın, batarya dayanıklılığı, pil kalitesigibi konularda da gelişmeler kaydedilecek.

Elektrikli araçlar, telefonların günümüzde kullanılmaya başlandığı düşünülürse, nano pillerin geleceğin teknolojisinin uygulanmasında en önemli araçlardan biri olacağını söyleyebiliriz.




Jet elektrolit kaplı manganez dioksitn(mangan) kabuklarından altın kaplı nanoteller üretilecek. Bir insan saçından daha ince olan nanoteller, nanopiller için ideal iletkenlik ve yüzey alanına uygun olarak tasarlanacak.

Bu da üç aylık bir süreçte 200 bin kez uygulanan şarj uygulamasında hiçbir güç kaybına neden olmayacak.

Pocket-Lint'de tabi ki, henüz teori ve deney aşamasında olan bu çözümün insanlığa ne zaman ulaşacağı belirsizliğini koruyor. Fakat şunu söyleyebiliriz ki; nano piller bir gelecek, pir gelecek.


kaynak: shiftdelete.net

Samsung’dan çocukların gözlerini koruyan uygulama [Video]

Mobil cihazlar hayatımızın ayrılmaz parçalarından biri haline geldi. Öyle ki, dışarıda telefonuyla uğraşmayan biri gördüğümüzde bu bize ilginç gelebiliyor. Ekrana bu kadar uzun süre bakmak yetişkin insanlara bile zarar verirken zararın en büyüğünü ise gelişme çağında olan çocuklar görüyor. Samsung’un geliştirdiği uygulama, çocukların ekrana belirli bir mesafeden bakmasını sağlayarak gözlerinin zarar görmesinin önüne geçiyor. 
Ebeveyn tarafından kurulan uygulama bir hesap açılmasıyla birlikte kullanılabilir hale geliyor. Devamlı olarak arkaplanda çalışmaya devam eden uygulama, yakınlık sensörü sayesinde ekrana çok yaklaşıldığında uyarı vererek geri çekilinmesini istiyor. Söz konusu uyarı penceresi ekranın büyük bölümünü kapattığı için bu uyarıyı yok saymak ve kullanmaya devam etmek mümkün olmuyor. Yalnızca Android için yayınlanan uygulamanın iOS‘e gelmesi beklenmiyor.








         Kullanıcısını takip eden su altı drone’u

     Su altı dünyasına ilgi duyanların dalış sırasında fotoğraf veya video çekimi yapmasını kolaylaştırmayı hedefleyen iBubble, kimseye yük olmadan, kullanıcısını kendi kendine takip edebilen bir su altı drone’u. Indiegogo’da destek bekleyen projenin sonlanmasına henüz 20 günden fazla var ama Fransa merkezli ekip, aradıkları bağış miktarını şimdiden geçmiş.
14 kişilik küçük bir ekip tarafından geliştirilen ve projelendirilen iBubble, tüplü dalışlardan serbest dalgıçlara kadar tüm deniz tutkunlarının hizmetine hazır.
                                                            

Tamamen otomatik modda çalışabilen iBubble, geliştiricilerin patentli su altı konum belirleme teknolojisini kullanarak kolunda iBubble bilekliğini taşıyan dalgıcı takip ediyor. Kullanıcıyı belli bir mesafeden takip eden veya etrafında dönerek 360 derecelik kayıt alan su altı drone’u, profesyonel sonuçlar veriyor. Ani akıntı veya hareketlerden daha az etkilenmesi için görüntü sabitleme sistemi bulunan cihazda daha iyi görüntü kalitesi için iki adet 1000 lümenlik ampul bulunuyor. Kullanıcının bizzat çekim yapmak istediği anlarda ise tek yapması gereken bilekliğin düğmesine basıp kamerayı yanına çağırmak. iBubble, 1 saatlik pil ömrü vadediyor ve pili biteceği zaman otomatik olarak kullanıcının yanına gidiyor.

iOS ve Android uygulamaları da bulunan drone’un kaydettiği görüntüleri akıllı telefon ekranından izlemek de mümkün. Kaşif paketi olarak satılan ekipmana ise kumanda da dahil. Suya kendisi dalmadan önce drone’u gönderen kullanıcı, 100 metre kablolu olan bu kumandanın ekranından canlı ön izleme yapabiliyor.

Piyasaya çıktığında 2.200 dolar fiyata sahip olacağı belirtilen iBubble’a erken davranarak 1.299 dolara sahip olmak mümkün. GoPro Hero 3 ve daha yeni modelleri destekleyen cihaz için bir de GoPro satın almanız gerektiğini unutmayın.






Mustafa Ekerbiçer ile Röportaj

Lütfen bize kendinizden ve Mesleki geçmişinizden bahseder misiniz?

1988 Uludağ üniversitesi Otomotiv bölümünden mezun olduktan sonra, Otomotiv sektöründe Sac metal sekillendirme üretimi ana dalı altında Kalıpçılık ve Pres üretimi konusunda uzmanlaşarak değişik pozisyonlarda görev aldım.Su anda, Pres parçası üretimi yapan bir firmada Teknik Müdür olarak görev yapmaktayım.

Gecmişten günümüze Teknolojinin gelişmesi Otomotiv sektörü nasıl etkiledi?

Mu konuda sizin görüşleriniz nelerdir? öncelikle şunu belirtmeliyim,Otomotiv Endüstri süreci 1800 lü yılların başında içten yanmalı motorun kesfiyle ile birlikte ve Hen, Ford'un ilk seri üretim konsept modeliyle geniş kitlelerin kullanımının başlangıcı olmuştur. Bu başlangıçtan sonra artan tüketim talebi yeni üretim metotlarını geliştirilmesi ve yeni üreticilerin yaygınlaşmasını hızlandırmıştır. Hızla yükselen Arz-Talep eğrisi 20 yy da sektörde rekabeti de körüklemiş ve bu kapsamda ciddi teknolojik gelişmeler uygulamaya alınmıs. Günümüzde yogun rekabet koşullarında sektör kendi içindeki teknolojik gelişmelere diğer sektörlerden (uzay, havacılık, telekomünikasyon) yenilikleri de entegre ederek güncel teknolojilerin uygulandığı sektör olmuştur.

Sektörde Telmolojinin kullanımı ürün kalitesini nasıl etkiledi?

Kuşkusuz ürün kalitesi ciddi bir evrim geçirdi.Şu anekdot değişimi çok güzel ifade ediyor. Otomobil sanayinin ilk yıllarında bir araba yarışında 50 km hızla şampiyon olan bir yarışçıya duyguları sorulduğunda şu cevabı vermiş "insan vücudunun dayanabileceği en son hıza yükseldim,bilinmeyen alemi kesfe gitmeyi düşündüm".Günümüzde 50 km hız bizim için ne anlama geliyor düşünün,
Tabi ki günümüze sektörün tedarik zinciri içerinde bir üyesi olarak, bizler daha çok üretim proseslerimizi verimli kullanmak için teknolojiyi yakından takip ederek, doğru zamanda doğru yatırımlarla gerekli yenilikleri yapmak durumundayız.

Gelişen Telmoloji sektörde is gücünü nasıl etkilemektedir, istihdam ve nitelik olarak? 

1980 li yıllarda sektörde artan rekabet beraberinde kaliteli ve daha fazla güvenlik ve konfor donanımlı ancak ucuz ,maliyetli ve ekonomik araçların üretilmesi süreci başladı .Bunu sağlamanın gerekliliği de yeni geliştirten üretim tekniklerinin uygulanması yanı sıra arge ve teknolojik yatırımların uygulamaya alınmasıyla mümkün olmuştur.ancak bahsi geçen uygulamalar nitelikli iş gücü gerektirnıiştir. Neredeyse tüm sektörde gelişen standartlarla birlikte topyekun bir eğitim programı başlamış olup günümüzde devam etmektedir.Gelişen pazar nedeniyle teknolojik yatırımlara rağmen istihdam azalmamış ancak istihdam edilecek iş gücünde beklenen nitelik servisi arttığından ,nitelikli personel temini zorlaşmıştır.

Gelişen teknoloji sizi sosyal mecrada bulunma zorunluluğuna itti mi? 

Günümüzdeki en etkin bilgilendirme ve bilgi edinme kanalı olan internet medyası sektörde yoğun bir şekilde kullanılmaktadır. Ancak bu durumu ben zorunluluk olarak değil fırsat ve gereklilik olarak görmekteyim.

Teknolojinin alt dallarını gelişme oranlarına göre bir sıralamaya sokarsak otomotiv bu sırada kaçıncı olur? 

Bu sorunuza elimde veri olmadığı için net cevap veremiyorum. Ancak tahminim söyledir:
-Uzay-Havacılık
-Sağlık-Medikal
-Bilişim
-Otomotiv

50 yıl sonrasında otomotiv sektörünü nerede görüyorsunuz?

Gelecekte üretilecek araçlarda; gövde de metal malzeme kullanımını çok azalacak ,metalin yerini kompozit malzemeler alacak. Bildiğimiz fosil yakıtlı motorlar tarih olacak.
Elektrikli motorlar şu anki bildiğimizden çok daha kompak ve verimli olacaklar,akıllı yazılımlar ile desteklenerek tüm hareketleri kolayca kontrol altında tutulacak.Şu anda var olan direksiyon ,vites ,debriyaj ,fren aksamları olmayacak. Bu değişiklikler şu anlama geliyor, var olan tüm üretim metotları değişecek . Bu nedenle bizim çok çalışmamız gerekiyor.


Röportaj: Bekircan Ekerbiçer

Türkiye'nin En Sosyal Markası Hangisi?

Türkiye'de sosyal medyayı en iyi kullanan markalar açıklandı. SosyalMarka100 kapsamında belirlenen Türkiye'nin en sosyal markası bakalım kimler oldu?





Diplomacy.Live tarafından geliştirilen ve Türkiye’de ilk kez uygulanan Dijital Varlık Reytingi, bu kez ülkemizin en önde gelen şirketlerine ait markaları arasında ilk 100’ü belirledi.
Capital500, ISO500 ve popüler sosyal ağlarda öne çıkan markaların arasından web siteleri, mobil uygulamalar ve sosyal medya hesapları dikkate alınarak gerçekleştirilen SosyalMarka100’de bakalım hangi firmalar var?
22 dijital varlık kategorisinde 158 gösterge, 100 markaya ait 146 internet sitesi, 555 sosyal ağ sayfası/kanalı/hesabı ve iOS, Android, Blackberry ileWindows tabanlı 146 mobil uygulama değerlendirildi.
3 ayda bir güncellenecek olan SosyalMarka100, Türkiye’de özel sektörün dijital dönüşüm yolculuğunda en önemli ölçüm araçlarından biri olacak.

Lider Garanti. THY ve Akbank takipte


Uluslararası kabul görmüş harf sistemiyle sıralanan SosyalMarka100’ün ilksırasında Garanti Bankası 66,29 puan ve BB++ reytingiyle yer aldı.
Türk Hava Yolları, küçük bir fark ile 66,03 puan ve BB++ reytingiyle ikinci,Akbank 62,16 puan ve BB- reytingiyle üçüncü sırada yer aldı.
Ford, Hepsiburada, TEB, Denizbank, Markafoni, Rixos, Avon ilk 10’u oluşturan diğer markalar oldu. Twitter’da Mavi, Facebook’ta Garanti, Instagram’da Avon, YouTube’da Ülker…
SosyalMarka100 sonuçlarına göre, Mavi, Pegasus, Boyner, Ford ve Lenovo markaları Twitter’ı dijital varlık olarak en doğru kullanan markalar oldu.




Garanti Bankası, TeknoSA, BSH Türkiye ve BSH Kariyer, LG ve Yapı Kredi en önde gelen Facebook kullanan markalar olarak dikkat çekiyor.
Avon, Beymen, Mavi, Ramsey, Trendyol ise Instagram’ın en etkili kullanan marka konumundalar. YouTube’u en etkin kullanan markalar ise Ülker, LG, Turkcell, THY ve Coca-Cola.


kaynak: shiftdelete.net

Otonom Otomobillere Ne Kadar Güveniyoruz?

Geleceğin otomobilleri diye adlandırılan, kendi kendini kullanabilen otomobillere ne kadar güveniyoruz? İngiltere tabanlı bir anket şirketi bu konuyla ilgili bir araştırma yaptı.





İnsanoğlu hep geleceğini merak etmiş ve bununla ilgili az da olsa bir şey öğrenebilme umuduyla bir sürü yol denemiştir. Otomobil sektörü gelecek hakkında bize ipuçları verebilen birkaç sektörden bir tanesi. Geleceğin otomobilleri diye bizlere tanıtılan Otonom (Self-Driving) otomobilleri artık duymaya başladık. Otomobil fuarlarında da tasarımları gördükten sonra da kafamızda bir şeyler belirmeye başladı.

Peki türk halkı gibi ocaktan gaz gelip gelmediğini ateş yakarak test eden, çocukluğumuzda bile sobanın sıcak olduğuna elimiz ile test etmeden ikna olmayan bir millet olarak biz, bu otomobillere ne kadar güvenebiliriz?


İngiltere’de yapılan anket ve sonuçlar


Bu yapılan araştırma İngiltere tabanlı olabilir lakin şu anlık onlar da Otonom araçlara bizim gibi biraz çekingen yaklaşıyor diyebiliriz.




Katılımcıların %45’i kontrolün tamamen araçta olması durumunun kendilerini rahatsız eden bir durum olduğunu söylüyor. 34% lük bir kesim ise herhangi bir kaza durumunda Otonom araçların bunu engelleyemeyeceğini düşünüyor.

30% luk kısım ki buna bizim gibi otomobil tutkunları giriyor, otomobil kullanma zevkinin ortadan kalkacağı konusunda endişeli olduğunu belirtiyor. Katılımcıların 26% lık kısmı ise Otonom araçlara güvendiklerini ve seyahat ederken herhangi bir negatif his ile karşı karşıya kalmayacakları görüşünde.

Biraz şekerleme hiç de fena olmayabilir


Madalyonun bir diğer yüzüne baktığımızda ise tek başına uzun yola çıkan çoğu sürücü için Otonom sistemler oldukça işe yarayıcı olabilir.
Uyku bastırdığında zaman kaybetmeden arka tarafa geçip biraz şekerleme yapmak aslında kulağa çok hoş geliyor. Tüm bu durumları göz önünde bulundurduğumuzda kimilerine göre olumlu kimilerine göre olumsuz taraflar ağır basacak, ama emin olduğumuz bir nokta var ki gelecek bir gün gelecek.




kaynak: shiftdelete.net

SDN Genel Yayın Yönetmeni Tolga Cem Küçükyılmaz ile Röportaj